Basında Biz

profile image

Eğitim sistemdeki sorunların tartışıldığı oturumlarda, farklı bakış açıları ve çözüm önerileri sunuldu. Okullara yeni bir sosyal düzen getirilmesi gerektiğini söyleyen Başkent Üniversitesinden Prof. Dr. Servet Özdemir, farklı düşünen, yaratan, üreten, rekabet edebilen, eleştirel bakabilen ve problem çözebilen çocuklar yetirilmesinin önemine dikkat çekti. Yıldırım Beyazıt Üniversitesinden Bekir Gür ise, PISA sıralamalarında alt sırada yer almamızın nedenlerini her okula sınavla yerleştirilen öğrenciler olduğunu ve bunun eski haline dönüştürülmesinin başarı oranlarını etkileyeceğini kaydetti.
STEM & Makers Fest, halkın bilim ve teknoloji ile etkileşime girmesine imkan sağlayan çok yönlü bir etkinlik. Bu tür festivaller bilime ilgi duyan, hayal gücü ve yaratıcılığını kullanarak inovasyon yapan ve girişimci ruha sahip bireyler yetiştirmeye katkı sağlıyor. Yapılan etkinlik hakkında Hacettepe Üniversitesi STEM & Maker Lab Başkanı Doç. Dr. Gültekin Çakmakçı ile konuştum.

STEM Eğitimi nedir?

Bilimsel bilgi ve teknolojiyi sadece tüketen değil aynı zamanda bunları üreten bireylere ihtiyacımız var.
Türkiye’nin bilimsel araştırma ve teknolojik gelişme kapasitesini, sosyoekonomik kalkınmasını ve diğer ülkelerle rekabet gücünü artırabilmesi için özellikle öğrencilerin genç yaşlarda bilim ve mühendislik uygulamalarını deneyimlemelerine imkan sağlanmalıdır. Disiplinlerarası veya disiplinler ötesi bir Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) eğitimi ve maker hareketi bu anlamda önem kazanıyor.
STEM eğitimi dünyada ve Türkiye’de farklı şekilde yorumlanıyor. Bunların ortak özellikleri, farklı STEM alanlarındaki kavram ve becerilerin birbiriyle ilişkilendirilmesidir. Bu yöntemin, gerçek hayattaki bir probleme veya olaya uygulanmasıyla, öğrencilerin daha iyi öğrenmesini sağlar.
ABD’deki çoğu eyalette uygulanan Gelecek Nesil Bilim Standartlarında (NGSS) fen dersleri öğretilirken, farklı STEM alanları ile daha derin ilişkilerin kurulması sağlanıyor. Bilimsel bilginin özelliklerinin (science practices) yanında mühendislik uygulamalarının da (engineering practices) bu sürece katkısı oluyor.
2017 Eylül ayında uygulamaya konulacak olan 3. ve 5. sınıf Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında mühendislik uygulamaları, inovasyon ve girişimcilik konuları da yer alıyor. Kimya Mühendisliği pratiği yapmış biri olarak bu öğelerin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Herkesin mühendis olması gerekmiyor fakat temel mühendislik ve tasarım becerilerine sahip girişimci bireylere ülkemizin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle maker hareketini çok önemsiyorum.

Maker nedir?

Maker; hayal eden, hayallerini gerçekleştirmek için düşünen, tasarlayan, tasarımlarını gerçekleştiren, üreten ve bunları paylaşan bireyler demektir. Maker hareketi de insanlara düşündükleri tasarımları gerçekleştirme imkanı sunar; sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten ve inovasyon yapan bir toplum oluşturmayı hedefler.

Endüstri 4.0 nedir? Eğitim politikaları ile nasıl ilişkileri vardır?

Hacettepe Üniversitesi, TÜBİTAK ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile gerçekleştirmiş olduğumuz STEM & Makers festivalimizin bu yılki teması “Girişimci ve İnovatif Türkiye için Endüstri 4.0” idi.

1. Endüstri devrimi (18. Yüzyılın sonları), su ve buhar enerjili mekanik üretim tesislerinin devreye girişi.
2. Endüstri devrimi (20. Yüzyılın başlangıcı), iş bölümüne dayalı elektrik enerjili kitlesel üretimin devreye girişi.
3. Endüstri devrimi (1970’lerin başı), imalatın otomosyonunu ileri safhalara taşımayı başaran elektronik ve bilgi teknolojilerinin devreye girişi.
4. Endüstri devrimi (2000’li yıllar), siber-fiziksel sistemlere dayalı üretimin devreye girişi olarak özetlenebilir.

Endüstri 4.0 için “yeni sürüm” eğitim politikalarına ihtiyacımız var!

İlk Endüstri Devriminden bu yana daha fazla STEM iş gücüne ihtiyaç olduğu farklı dönemlerde hep gündeme geldi. Mevcut durumda ülkemizde bazı STEM alanlarındaki işgücü için yeterince iş alanı olmadığı veya iş dünyasının istediği nitelikte iş gücü olmadığı görüldü. Ülkemizde STEM iş gücüne olan ihtiyaç ve STEM eğitiminin gerekliliği konusunda özellikle iş dünyasından çok fazla talep var. Buna rağmen STEM eğitiminin kalitesinin arttırılması konusunda hem devlet hem de özel sektörün daha fazla çaba harcaması gerekiyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bazı eyaletlerde uygulanan Gelecek Nesil Bilim Standartlarının (NGSS) Carnegie Corporation of New York, GE Foundation, Noyce Foundation, Cisco Foundation, DuPont gibi vakıf ve firmalar ve devlet tarafından fonlandığı unutulmamalıdır. Ülkemizdeki iş dünyasının da eğitim konusunda benzer açılımları yapmaları çok önemlidir. Aslında mesele dünya ile rekabet için Endüstri 4.0 açılımı ile STEM iş gücünün artırılması olduğu kadar STEM eğitiminin kalitesinin de arttırılmasıdır.

Neden böyle bir etkinlik düzenliyorsunuz?

STEM & Makers Festivaline katılan öğretmen ve okullar iyi uygulama örneklerini birbirleri ile paylaşıyor. Bu yaklaşımı artırmak için öğretmen eğitimini ihmal etmemek gerekiyor. Çünkü en önemli faktörlerden biri öğretmendir. Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlediğimiz ve her yıl düzenli olarak yapmakta olduğumuz STEM & Makers Fest/Expo Türkiye ile tüm paydaşlar bir araya gelerek geleceğin eğitim sistemlerini ve uygulamalarını tartışarak örnek uygulamaları paylaşmaları sağlanıyor. Bu yılki etkinlikte 200 farklı atölye ve konuşmaya neredeyse Türkiye’nin tüm illerinden her yaştan farklı gruplar katıldı. Seneye yapacağımız etkinliğin teması Tasarım odaklı olacak.

CNNTürk

profile image

Halk arasında “kendin yap (DIY: Do It Yourself)” olarak bilinen yaklaşıma bilim, teknoloji, mühendislik, tasarım ve diğer alanların entegrasyonu ile maker kültürü yaygınlaşıyor. Özellikle Maker Media’nın CEO’su Dale Dougherty, maker ruhunun yaygınlaşmasına öncülük eden kişiler arasında bulunuyor. Maker; düşünen, hayal eden, problemi veya ihtiyacı tanımlayan, tasarlayan, tasarımlarını üreterek hayata geçiren ve bunları paylaşan bireydir. Maker ekosistemi, insanlara düşündükleri tasarımları hayata geçirme imkânı sunar, benzer amaçtaki diğer makerlarla işbirliği yapmayı; sadece bilgi ve teknolojiyi tüketen değil aynı zamanda inovasyon ruhuna sahip üreten bir toplum oluşturmayı hedefler. Açık kaynak ve ücretsiz yazılımların yaygınlaşması, teknolojik ürünlerin kısmen herkesin alabileceği düzeyde ucuzlaması ve internet kullanımının artması gibi teknolojik gelişmeler maker kültürünün yaygınlaşmasını tetikledi.

Eğitimin Her Kademesinde Desteklenmeli

Çocukların merakı, hayal gücü ve yaratıcılıkları oldukça geniştir. Her çocuk aslında bir ‘maker’dır. Fakat Helen Buckley’in o bildik ‘Küçük Çoçuk’ şiirinde de vurgulandığı gibi çoğunlukla formal eğitimin standart yapısı zamanla çocukların bu heyecan, merak, keşfetme, yaratıcılık ve öğrenme motivasyonunu azaltabiliyor.Örneğin, maker ekosisteminde sürdürülebilir bir içsel motivasyon baskınken formal eğitim ortamında çoğunlukla dışsal motivasyon baskın oluyor. İçsel motivasyonla birey bir eylemi veya projeyi kendi istediği için yaparken, dışsal motivasyonla bir eylemi veya projeyi başkası istediği için yapar.

Maker kültüründe itici güç bireyin merak ettiği bir problemi çözmesi veya üretimi sevme hazzı ve mutluluğu yatarken, dışsal motivasyon bazlı bir kültürdeyse para kazanmak ya da yüksek not almak gibi teşvikler itici güç olabiliyor. Çoğu start-up genelde bu içsel motivasyon ve üretme tutkusuyla yola başlarken ilerleyen zamanda firma büyüdüğünde ekonomik kazanç cazibesi bu tutkunun yerine geçebiliyor. Maker çoğunlukla kendi tanımladığı problem sonucunda oluşturduğu ürüne değer kazandırma anlayışını benimserken, iş dünyasındaki bir mühendis veya bireyse çoğunlukla başkaları tarafından ileri sürülen problemlere çözüm üretmeyi veya (ekonomik) değer kazandırmayı amaçlıyor. Çocukların bu maker tabiatı eğitimin her kademesinde desteklenmeli ve cesaretlendirilmeli. Çocukların sınırsız hayal gücü ve merakıyla şekillenecek bu ekosistem yıkıcı inovasyon dalyası yaratacaktır.

İnovasyona Dayalı Girişimcilik Ekosistemi Oluşturma

Maker eğitimi sadece K-12 ve üniversiteler için önemli değil. Ülkemizde lise mezunlarının yaklaşık yüzde 20’sinin üniversite eğitimine devam edebildiği düşünüldüğünde, 12 yıllık zorunlu eğitimin sonunda nüfusun büyük bir çoğunluğu yükseköğretime devam edemediği görülüyor. Bu sebeple 12 yıllık zorunlu eğitim sürecinde maker ruhuna sahip, yaşam boyu ve bağımsız öğrenme anlayışına sahip bireyler yetiştirmeye ihtiyacımız var. 2017 Eylül ayında uygulamaya başlanan yeni ‘3-8 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı’ kapsamında ‘Fen, Mühendislik ve Girişimcilik Uygulamaları’ ile öğrencilerin olaylara disiplinlerarası bir bakış açısıyla öğrendikleri bilgi ve becerileri kullanarak ürün oluşturmaları ve bu ürünlere katma değer kazandırma konusunda stratejiler geliştirmeleri amaçlanıyor.

Soluk Alabilen Eğitim Ortamları Oluşturulmalı

Özellikle küçük yaşlarda öğrencilere fen, mühendislik ve girişimcilik uygulamalarının deneyimlendirilmesi oldukça önemli. Yaparak-yaşayarak öğrenilebilen etkili bir süreç ortaya konulduğunda bu süreci bireylerin deneyimlemesi sağlanabilir. Örneğin, tasarım-odaklı düşünme yaklaşımıyla birey(ler) gerçek hayat odaklı karmaşık bir problem üzerinde çalışırken üst düzey beceriler elde edebilir. Bu süreçte bireylere sadece problem çözme becerisi ile birlikte, problemi anlama ve ihtiyacı tanımlama becerisi de kazandırılmalı. Belli bir ihtiyaca cevap veren bir üretimin yapılması ürünün pazar payı bulması açısından avantaj sağlayacaktır. Özellikle iş dünyasına baktığımızda yıkıcı inovasyonların çoğu (örneğin iPhone, Bitcoin, Airbnb, Alibaba) problem veya ihtiyacın iyi tanımlanması sonucunda hayata geçirildiği görülüyor. Ayrıca 21’inci yüzyılın bireylerden beklediği; karmaşık problem çözme, eleştirel düşünme, yaratıcılık, birlikte çalışma ve uyum, bilişsel esneklik, hizmet odaklılık, inovasyon, üretkenlik, girişimcilik ve zaman yönetimi gibi beceriler de bu süreçte kazandırılabilir. Endüstri 4.0 çağında inovasyon ekosisteminde soluk alabilen eğitim ortamlarının oluşturulması ve bu ekosistem içerisinde tüm paydaşlara rol verilmesi inovasyona dayalı girişimcilik ekosistemini güçlendirecektir.

Tasarımlar Ürüne Dönüştürülmeli

Öğrenciler, tasarımlarını ürüne dönüştürmeleri ve prototip üretmeleri için desteklenmeli. Örneğin (son sınıf) mesleki ve teknik Anadolu lisesi öğrencilerine tasarımlarının prototip üretimi için finansal destek sağlanabilir. Düşük maliyetli 3D (3 boyutlu) yazıcılar gibi teknolojilerin yaygınlaşmasıyla prototip üretimi kısmen daha kolaylaşmıştır. Ülkemizde herkesin 3D yazıcı alması mümkün olmadığından 3D yazıcılardan baskı alınması daha erişilebilir ve ekonomik hale getirilebilir. Örneğin, fotokopi makineleri gibi 3D yazıcılardan da kırtasiyelerde, üniversitelerde, bilim merkezlerinde ve alışveriş merkezlerinde makul ücretler karşılığında baskı alınabilir olmalı.

Her Yaştan İnsanın Fikrini Hayata Geçireceği Ortamlar Gerekiyor

İnformal öğrenme ortamları, örneğin bilim merkezleri ve STEM & Maker festivallerinin, bilimin eğlenceli bir şekilde toplumun her kesimine yaygınlaştırılması ve makerların ürünlerini birbirleriyle ve toplumla paylaşmaları açısından önemli. Bilim ve hayat boyu öğrenme merkezlerinin makerspace (maker atölyeleri) tarzında tasarlanarak her yaştan bireyin fikrini hayata geçirebileceği ve prototip üretebileceği ortamlar olarak tasarlanması yeni makerların doğmasına vesile olacaktır. Aileler, çocuklarının bu ortamlarda daha fazla vakit geçirmesi için fırsat sağlamalı ve mümkünse çocuklarını gönderdikleri okullardan bu tür özgür makerspace ortamlarının oluşturulması için önayak olmalı.

Oluşturulan bu ‘makerspace’lerde maker veliler ürünlerini paylaşabilecekleri gibi öğrenciler için farklı atölyeler de düzenleyebilirler. Örneğin, elektrik ve elektronik mühendisi bir veli ‘lehim yapma atölyesi’ yapabileceği gibi marangoz ‘ahşap tasarım atölyesi’, cam ustası ‘cam tasarım atölyesi’, aşçı ‘çikolata yapma atölyesi’ veya bilgisayar mühendisi ‘kodlama atölyesi’ düzenleyebilir. Öğrenci, öğretmen ve veliler tarafından geliştirilen ürünler yıl sonunda okulda düzenlenecek maker festivalinde paylaşılabilir. Öğrenci, öğretmen, veli ve sanayi işbirliğiyle şekillenmiş makerspace ortamları keşfetme, öğrenme, üretme, paylaşma ve değer yaratma ekosistemini daha eğlenceli hale getirecek ve zamanla daha da büyüyen bir maker dalgası oluşturacaktır.

Zaman Çocuk Ruhuna Sahip Birey Olma zamanı

Atlas Okyanusu’nu uçakla tek başına geçen ilk kadın pilot olan Amelia Mary Earhart’ın, “Bir şeyi yapmanın en etkili yolu, onu yapmaktır” sözü maker kültürünü oldukça iyi özetliyor. Çocukların doğasında olan bir şeyleri parçalarına ayırma ve bir şeyleri yapma (sanayide bu yaklaşım tersine mühendislik olarak tanımlanıyor) mutluluğu büyüdüklerinde, “öyle şeyleri pek yapamam” tarzında pasif bir ruha dönüşebiliyor. Çocuklara büyüdüklerinde de maker olarak kalma gücü ve şansı vermeliyiz. Bilim kurgu yazarı Ursula K. Le Guin’in ifade ettiği gibi, “Yaratıcı yetişkin hayatta kalmış bir çocuktur.” Zaman çocuk ruhuna sahip birey olma zamanı, zaman maker olma zamanı. Hadi sen de üret!

Prof. Dr. Gültekin ÇAKMAKÇI Kimdir?

İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Kars’ta bitiren Gültekin Çakmakcı, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nde tamamladıktan sonra yaklaşık bir yıl Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda Mühendis Teğmen olarak görev yaptı. Yüksek lisans (York Üniversitesi) ve doktora eğitimini (Leeds Üniversitesi) İngiltere’de Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bursuyla bilim eğitimi alanında tamamladı. TÜBİTAK post doktora araştırma bursuyla 2011-2012 yıllarında Stanford Üniversitesi’nde bilim eğitimi alanında çalışmalarını yürüttü. Prof. Çakmakcı, ‘Hacettepe Üniversitesi STEM & Maker Laboratuvarı’ başkanı, ‘Turkish STEM Alliance’ direktörü ve ‘Public Communication of Science and Technology (PCST)’ derneğinin yönetim kurulu üyesidir.

Hürriyet

profile image

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen festivalin zenginliği ise üniversite-milli eğitim-sanayi-yerel yönetim ve toplumun daha fazla bir güç birliği içerisinde olmasıydı. Bu birlikteliği sağlayabilmek için Hacettepe STEM & Maker Lab olarak dört yıldan beri gayret ettiklerini belirten Prof. Dr. Gültekin Çakmakcı, bu vesileyle destek olan herkese teşekkürlerini iletti.

Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Özen, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan Yılmaz, OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, ANFA Genel Müdürü Orhan Kaya, MEB Bakan Danışmanları Doç. Dr. Mustafa Hilmi Çolakoğlu, Dr. Adem Çilek ve Murat Bağcı ve MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mete Kızılkaya katılımları ile gerçekleştirilen festivale 53 farklı ilden 40 binden fazla kişi katıldı.

Hacettepe Üniversitesi rektörü Prof. A. Haluk Özen, "bir araştırma üniversitesi olan Hacettepe Üniversitesi olarak (1) kaliteli eğitim ve (2) araştırmada lider olmanın yanında (3) topluma katkı ve bilim-toplum iletişimi alanında da çok önemli girişimlere öncülük etmekten büyük onur duymaktayız. Bundan sonra da bu tür etkili bilim-toplum projelerine öncülük etmeye devam edeceğiz” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı ANFA Genel Müdürü Orhan Kaya ise “Türkiye’nin ilk bilim merkezi olan Feza Gürsey Bilim merkezinin bu kadar büyük ölçekte bir festivalde çocukları ve gençleri bilim ve teknoloji ile buluşturarak Türk sanayisi tarafından geliştirilen ürünlerin tanıtılmasına platform sağlamaktan gurur duyduk” dedi.

Feza Gürsey Bilim merkezi müdürü Ramazan Can'da bilim iletişimi konusunda bu tarz çok önemli projeler yaptıklarını ve ilerleyen günlerde çocuklar için ücretsiz olarak "robotik", "kodlama", "mekatronik", "üç boyutlu yazıcılar", "maker", "mikrobiyoloji" ve "ahşap tasarım" atölyelerini her hafta yapacaklarını ifade ettiler.

OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, “milli ve yerli teknolojiye ihtiyacımız var. Endüstri 4.0 ekosisteminde rekabet edebilmek için bu teknolojiyi ülkemizde üretmemiz gerektiğini” belirtti.

STEM & Makers Fest/Expo başkanı Prof. Dr. Gültekin Çakmakcı, şimdiye kadar bu festivali Ankara, Kocaeli, Mersin, Antalya ve Konya’da düzenlediklerini ve fonlama bulmaları durumunda bu festivali Türkiye’nin dört bir yanında düzenleyebileceklerini ifade etti. Bu festivali ilerleyen aylarda Malatya ve Adıyaman illerinde düzenlemek için planlama yaptıklarını belirttiler.

Bilim İletişimi

profile image

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Hacettepe Üniversitesi ve diğer paydaşlar tarafından yürütülen 'STEM Makers Fest/Expo' etkinlikleriyle üç yılda 100 bin çocuk ve gence girişimcilik anlatıldı. Halkın bilim ve teknoloji ile etkileşimine imkân sağlayan çok yönlü bir etkinlik olarak bilinen STEM Makers Fest/Expo'da katılımcılara eğitici, merak uyandırıcı ürünler ile atölye çalışmaları gerçekleştirme olanağı sağlanıyor.

STEM, fen (Science), teknoloji (technology), mühendislik (engineering) ve matematik (mathematics) kelimelerinin İngilizce karşılıklarının baş harflerinden oluşuyor. 'Maker' kültürü de teknoloji ile 'kendin yap' kültürünün birleşmesinden oluşan, dünyada hızla yayılan bir akım olarak biliniyor. Son üç yıldır düzenlenen ve yaklaşık 100 bin kişiye ulaşılan etkinlik kapsamında katılımcılara robotik, kodlama, mühendis çocuk, üç boyutlu yazıcılar gibi atölyelerde yapılan ürünler tanıtılıyor.

Hacettepe Üniversitesi, 'STEM Makers Lab' ve STEM Makers Fest /Expo Başkanı Prof. Dr. Gültekin Çakmakcı, etkinliği Türkiye'nin dört bir yanında gerçekleştirmeye çalıştıklarını belirti. Etkinliklerde 100 bin kişiye ulaştıklarını anlatan Çakmakcı, "Amacımız küçük yaşta çocuklara girişimciliği öğretmek. STEM dediğimiz, bilim, teknoloji, mühendislik, matematik gibi kavramları daha bütünsel bir şekilde yaşamak ve gündelik problemleri çözecek bireyler yetiştirmek. Girişimci ruhu olan bireyler yetiştirmemiz gerekiyor. İnovasyona ihtiyacımız var. Gençlere inovasyon ruhunu vermemiz gerekiyor" diye konuştu.

Gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerle rekabet etmenin yolunun girişimcilikten geçtiğini anlatan Çakmakcı, bu kapsamda etkinliklere devam edeceklerini ve ilk etapta 100 bin kişiye daha ulaşmak istediklerini söyledi.

'ÇOCUKLARA ÖZ GÜVEN KAZANDIRIYOR'

Bu tür etkinliklerin yerel kapsamda da yapılmasının önemli olduğunun altını çizen Çakmakcı, bu sayede daha güzel geri dönüşlerin alınabileceğine belirtti. Etkinliğe herkesin farklı açıdan yaklaşması gerektiğini aktaran Çakmakcı, şöyle devam etti: "Yapılan bu tür inovasyonların sergilenmesi çocuklara öz güven kazandırıyor. 'Bunları bizimkiler mi yapmışlar? Bunları Türk mühendisler mi yapmışlar?' diye soruyorlar. Onları biraz daha heyecanlanıyor ortaya çıkan malzemeler. Bizde bu ruhu kazandırmaya çalışıyoruz. Startup firmalarına (Hem büyüme hem de gelişme özelliklerini taşıyan, farklı projeler ve yeni girişimler yapan işletmeler) rol veriyoruz burada. 2015'den beri bu etkinliği yapıyoruz. Şu an çok önemli konumlara gelen startup firmaları da yarattık. Bu açıdan da mutluyuz açıkçası."

Hürriyet

profile image

A.B.D. Büyükelçiliği adına, bu fuarı mümkün kılan tüm ortaklara –Inönü Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Türk STEM Birliği, STEM Haberleri kaynağı bilimiletisimi.com, ve özellikle Dr. Gültekin Çakmakçıya bu etkileyici etkinliği koordine etmekteki kararlı çabaları için teşekkür etmek istiyorum.

Atatürk, “Hayatta en hakiki mursit ilimdir.” Demiştir. Ne kadar haklıymış. Sözleri hiçbir zaman bugün olduğu kadar doğru olmamıştır. Dünyamız gitgide daha da fazla teknolojik olmaya başlıyor. Problemlerimiz gittikçe artarak daha karmaşıklaşıyor. Sadece önümüzdeki otuz yıl bile sınırsız problemler içeriyor ve sizin nesliniz bu problemleri çözmek için yol açacak. İnsanlar Mar’a seyahat edebilir mi, ve eğer gidebilirlerse, onun sert çevresini turizm ve hatta yaşam için ehlileştirebilirler mi? Sosyal medyanın mahremiyetimiz, arkadaşlıklarımız ve doğru bilgiye erişimimiz üzerindeki sonuçları nelerdir? Yapay zeka hayatlarımızı ve insan olmanın ne anlama geldiği konusundaki anlayışımızı nasıl etkileyecek? Bu soruları ve önümüzdeki yüzyıl ve sonrasında gelecek daha birçoklarını cevaplamak için yaratıcı ve teknik bilgiye sahip insanlara ihtiyacımız var.

STEM güçlüdür çünkü evrenseldir. Matematik, Javascript, fizik yasaları –bu diller ve prensipler sınırları, dinleri, toplumsal cinsiyetleri ve kendimizi tanımlamakta kullandığımız diğer özellikleri aşarlar. Eğer bu becerilere sahipseniz, bir sorunu çözmek için herhangi biriyle işbirliği yapabilirsiniz. Hatta, çok çeşitli insanların dahil olması, yeni bir çözüm bulma şansınızı artırır. Belirli bir problem üzerinde özgün perspektiflerinizi birleştirerek, tek bir kişinin kendi başına keşfedemeyeceği çözümler görmeniz olası. Henüz bir süre önce, Türk bilim insanı Prof. Dr. Metin Sitti ilaçların hastalığın bulunduğu yere daha etkili bir şekilde iletilmesini sağlayan nano-robotları icat etmesi sayesinde haberlerde yer aldı. Doktorasını Japonya’da tamamladı, California-Berkeley’de araştırma yaptı ve 16 yıl Carnegie Mellon Üniversitesi’nde çalıştı. Şimdi Almanya’da Max Planck Akıllı Sistemler Enstitüsü’nün Müdürü olarak görev yapıyor ve eminim ki Japon, Amerikalı, Alman ve başka uluslararası araştırmacılarla olan işbirliği, başarısında kilit bir unsur olmuştur.

Malesef, STEM uzmanlarına olan talep hala arzdan çok daha fazladır. Birçok öğrencinin STEM alanlarıyla karşılaştığı tek yer sınıfın içinde –ders kitapları incelerken, fomülleri ezberlerken veya en iyisi, sıkıcı laboratuvarlarda deney bardaklarına bakarkendir. Bu deneyimlerin insanın içinde STEM aracılığıyla dünyanın en büyük sorunlarını çözmek için hayatını adamak tutku ve gayretini ateşlemesi pek olası değildir. İşte bu nedenle STEM ve Makers Festival ve Fuarı önemlidir. Çocuklar, STEM’le interaktif ve pratik bir şekilde yakın bir ilişki kurarak, başarabilecekleri şeyler konusunda ilham alacak ve güçlü hissedecekler.

Hacettepe Üniversitesi ve çözüm ortakları, STEM’le pratik deneyimleri Malatya’daki öğrencilere ve ailelerine getirerek büyük bir vizyon örneği gösteriyorlar. Biz A.B.D. Büyükelçiliği olarak onları desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Teşekkürler.

Bilim İletişimi

profile image

On behalf of the U.S. Embassy, I’d like to thank all of the partners who made this expo possible – Hacettepe University, Inonu University, Turkish STEM Alliance, STEM News Aggregator, and especially Prof. Gultekin Cakmakci for his steadfast efforts to coordinate this impressive event.

Ataturk once said, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” How right he was. His words were never truer than they are today. Our world is becoming more and more technological. Our problems are increasingly complex. Even just the next thirty years hold boundless challenges, and your generation will be leading the way to address them. Can humans travel to Mars, and if so, can they tame its harsh environment for tourism or even habitation? What is the consequence of social media on our privacy, friendships, and access to accurate information? How will artificial intelligence impact our lives and our understanding of what it means to be human? We need people with the ingenuity and technical know-how to answer these questions and many more for the next century and beyond.

STEM is powerful because it is universal. Mathematics, Javascript, the laws of physics – these languages and principles transcend borders, religions, genders, and other qualities that we use to define ourselves. If you know these skills, you can collaborate with anyone to solve an issue. In fact, having diverse people involved increases the chances you will find a new solution. By fusing your unique perspectives on a particular problem, you are likely to see solutions that no one individual could have discovered on his or her own. Just recently, a Turkish scientist Prof. Dr. Metin Sitti made the news for his invention of nano-robots that can deliver medicines more capably to the site of disease. He completed his PhD in Japan, did research at University of California-Berkley, and taught for 16 years at Carnegie Mellon University. Today he is the Director of the Max Planck Institute for Intelligent Systems in Germany, and I’m sure his collaboration with Japanese, American, German and other international researchers was a key factor in his success.

Unfortunately, the demand for STEM experts still far outpaces the supply. Many students’ only exposure to STEM fields are in the classroom—poring over textbooks, memorizing equations, or at best, staring into beakers in dreary laboratories. These experiences aren’t likely to spark the passion and drive necessary to dedicate one’s life to solving the world’s greatest challenges through STEM. That’s why this STEM & Makers Fest and Expo is important. By engaging with STEM in an interactive, hands-on way, kids will feel inspired and empowered at what they can achieve.

Hacettepe University and their partners show great vision in bringing hands-on experiences with STEM to students in Malatya and their families. We at the U.S. Embassy are pleased to support them. Teşekkürler.

Bilim İletişimi